Arkeolojik buluntulara göre 8000 yıldır tarımı yapılan, bazı tarihçilere göre de 39.000 yıldır var olan ve kısmen tarımı yapılan bir ağaçtır. “Olea prima omnium arborum est..” Zeytin bütün ağaçların ilkidir…
Yunanca’da zeytin ağacı anlamına gelen “eleia” kelimesinden türemiştir. Zeytin yetiştiriciliğinin ilk insanlarla birlikte başladığı kabul edilmekte ve Zeytinin insanlık tarihindeki önemine tüm kutsal kitaplarda, yaratılış ve kuruluş efsanelerinde yer verilmektedir. Homeros’un Batı Medeniyeti’ndeki tartışmasız ağırlığından ötürü, zeytin kültürünün merkezinin sürekli olarak Antik Yunan olduğu söylenir. Helen Medeniyetinde zeytin ve zeytinyağını anlatırken çoğunlukla Egemizin karşı kıyısınından bahsedilir. Oysa efsaneye göre zeytin ağacı, bolluk ve bereket tanrıçası Athena tarafından betimlemelere göre bu günkü Kaz dağlarında(Çanakkale) insanlığa hediye edilmiştir. Milet’in, Efes’in, Selçuk’un Foça’nın, Klazomenai’nin (Urla), Erythrai’nin, Assos’un, Anadolu’da olduğu ihmal edilir.
Antik çağlardan beri ‘sıvı altın’ olarak adlandırılan zeytin; bereketin, barışın, bilgeliğin ve kutsallığın sembolü olmuştur.
Eski Ahit’te (Hıristiyanlıkta Eski Antlaşma veya Eski Ahit olarak adlandırılan dini kitap.) “Refahın ve bolluğun sembolü zeytin.”olarak geçer
Hakimler Kitabı (İbranice: Sefer Shoftim ספר שופטים) ilk olarak İbranice yazılmış bir İncil kitabıdır.) Tanah’da ve Hıristiyanların Eski Ahit’in içinde yer alır.) “Ağaçların kralı” olarak geçer.
Eski Mısır’da “Tanrıça İSİS’in meyvesi…” ve “Tanrı RA’nın aydınlanma simgesi.” Olarak geçer burada da tanrılarla zeytin ağacı ve zeytinin ilişkisi önemli kitaplarda yer alır.
Eski Roma’da “Tanrıça Minerva da bu değerli meyveyi Romalı’lara sunmuştur.” ve Romalılar zeytin ağacına yedi canlı anlamına gelen “vivax oliva” adını vermişlerdir.
Eski Yunan tarihçesince çok önemli bir yer kaplar.Kesin olmamakla birlikte bazı bilim adamlarına göre ilk zeytin ağacı Egemizin Kaz dağlarında “Bereket ve barışı temsil eden tanrıça Athena’nın insanlığa armağanıdır.”diyerek insanlığa sunmuştur. Antik Yunan’da zeytin ve zeytin ağacının kutsallığını gösteren kanıtlardan biride “Kutsal bir aileden gelmiş olmanın en önemli işareti bir zeytin ağacının altında doğmuş olmaktır”
Ünlü ilyada destanındaise ; Homeros gölgesinde oturduğu zeytin ağaçlarının altında dinlenirken yaşlı ve bilge zeytin ağacı kulağına “Herkese aidim ve kimseye ait değilim,siz gelmeden öncede buradaydım, siz gittikten sonrada burada olacağım.” fısıldadığını anlatmıştır..
Günümüzün yasa hukuk ve kanunlarının temelini oluşturan antik Yunan yedi bilgesinden biri kabul edilen Solon’un koyduğu kanunlarla zeytin ağacı kesenlere ve zarar ağır cezalar uygulanmıştır. “Tarihteki bilinen ilk zeytin koruma kanunu : Solon Kanunları” dır.
Tevrat’a (Tekvin 6. ve 7/2-3-23) göre Hz. Nuh’un gemisinde büyük tufandan önce yeryüzündeki tüm hayvanlardan dişi ve erkek 7 çift alınmış ve büyük tufandan sonra yeryüzündeki her şey yok olmuştur.. Gözlem için yeryüzüne gönderilen güvercinin ağzında bir zeytin dalı ile döndüğü varsayıldığı için tarih boyunca zeytin dalı ve güvercin “barış sembolleri” olarak kabul edilir. “…ve insanlık zeytinle yeniden doğar.
Bu güne geldiğimizde Anadolumuzun en önemli memeleket şairi Nazım Hikmet çok önemli bir sözünde zeytinin ölümsüzlüğünü anlatmak için ; “ Öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı, yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, yaşamak yanı ağır bastığı için.”



